Raylı Ulaşım

LojistikTR.Net - Lojistik Bilgi Kaynağı | Lojistik | Tedarik Zinciri | Incoterms | Nakliyat | Tez/Raylı Ulaşım => 1. Raylı Ulaşım Raylı ulaşım da diğer ulaşım sistemleri gibi çok yakın bir geçmişe   sahiptir. Ancak denizyolu ulaşımı bir tarafa bırakıldığında

Gönderen Konu: Raylı Ulaşım  (Okunma sayısı 181 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Volkan Alpay

  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 44
  • :
  • Karma +2/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Lojistik, bir süreçtir.
    • Profili Görüntüle
  • Üniversite: Çanakkale 18 Mart Üniversitesi
Raylı Ulaşım
« : 23 Eylül 2011, 22:41:34 »



1. Raylı Ulaşım
Raylı ulaşım da diğer ulaşım sistemleri gibi çok yakın bir geçmişe   sahiptir. Ancak denizyolu ulaşımı bir tarafa bırakıldığında yine de en   eski ulaşım sistemidir. Raylı ulaşımın kuruluşuyla; bir şehirden diğer   bir şehre bir defada çok sayıda insanın kısa sürede taşınabilmesi mümkün   hale gelmiştir. Ayrıca; bireysel turizmden kitle turizmine geçiş için   gerekli koşulların oluşması da sağlanmıştır.
1830 yılında Manchester-Liverpool arasında ilk trenin çalışmaya   başlamasıyla, ulaşımda demiryolu hızla gelişmiş ve turizm sektörünün   gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Turizm amaçlı ilk kitlesel seyahat,   İngiltere’de Thomas Cook tarafından 1841 yılında trenle   Leicester-Loughborough arasında yapılmıştır. Avrupa’da şehir   nüfuslarının giderek artışı, demiryolu taşımacılığını geliştirmiş ve   halkın seyahat ihtiyaçlarını karşılamada tren büyük önem kazanmıştır.
Genellikle, devlet denetiminde olan ve tekelci niteliklere sahip   bulunan demiryolu işletmeleri, turistik amaçlı yolcu taşımacılığında   önemli bir yere sahiptirler. Bu önem, havayolu ulaşımının gelişmesi   sonucu 1950′lerden başlayarak bir ölçüde azalmıştır. Ancak 1970′lerde   ABD, İngiltere, Fransa ve Japonya gibi ülkelerde hizmete konulan yüksek   hıza sahip trenler nedeniyle demiryolu ile seyahat yeniden ilgi görmeye   başlamıştır.
Demiryolu işletmeleri, turistik seyahat talebini çekmek amacıyla   güvenli, hızlı ve konforlu trenlerin yanı sıra; çekiciliği arttırıcı bir   dizi yeniliği de uygulamaya koymuşlardır. Çok ucuz gidiş-dönüş, hafta   sonu biletleri ve belirli yaş ve mesleklerdeki kişilere özel indirimler   gibi yenilikler demiryolu işletmelerinin doluluk oranını arttırıcı yönde   etki yapmaktadır. Demiryolu işletmeleri, bir toplumsal hizmeti yerine   getirmeleri ve özendirilmek istenen toplu taşımacılığın en uygun bir   aracı olması nedeniyle, birçok ülkede devletin mali desteği ile   çalışırlar ve düşük fiyatlar uygularlar. Ayrıca hizmet farklılaştırması   yoluyla farklı fiyatlar uygulayabilmekte, böylelikle bir taraftan Satın   alma gücü farklı tüm kişilerin taleplerini karşılarken diğer taraftan da   toplam gelirlerini en üst düzeye çıkarabilmektedirler.
Türkiye’de ilk demiryolu hattı, 1860 yılında İzmir-Aydın ve 1872   yılında da Haydarpaşa-İzmit arasında döşenmiştir. Cumhuriyet dönemine   kadar demiryolu ulaştırması, karlılığı ve politik çıkarları ön planda   tutan yabancı girişimcilerin elinde kalmıştır. 1923 yılına kadar yapılan   demiryolu hatlarının uzunluğu 3,700 kilometredir. Günümüzde   demiryollarının toplam uzunluğu 9,300 kilometre civarındadır ve bunun   önemli bir kısmı demiryolu yapımına önem verilen 1950 öncesi döneme   aittir. 1950 döneminden sonra; karayolu ulaştırma sistemine verilen   önemin gittikçe artması, raylı ulaştırma sistemine verilen önemi   azaltmıştır. Bugün ülkemizde raylı ulaşım sisteminde, kısıtlı imkanlarla   mevcut sistem korunmakta ve ancak demiryolu trafiğinin devamlılığı   sağlanmakta, kısmen de modernizasyon çalışmaları yapılabilmektedir.
Ülkemizde turizm sektöründe, demiryolu ulaşımının payı diğer ulaşım   sistemlerinin payı ile karşılaştırıldığında çok düşük gözükmektedir.   1996 yılı itibariyle, Türkiye’ye gelen yabancıların toplamı 8,614,085   iken, bunun 91,929′u raylı ulaşımı tercih ederek ülkemize gelmiştir. Bu   sayı %1.07 gibi toplam içinde çok düşük bir orana denk düşmektedir.   Trenle seyahat edenler daha çok; Bulgaristan, Yunanistan, Polonya,   Romanya, Almanya, İngiltere, Yugoslavya, Suriye, İran gibi genelde komşu   ülkelerden gelen yabancılar olmuştur.
İç turizm hareketlerinde de trenin tercih edilmeyişinin nedeni, çağın   teknolojik gelişmesine ayak uyduramamasıdır. Batıda saatte 280-360 km   arası hız yapan trenler ile hizmet sunulurken, ülkemizde hala, ortalama   60 km hızla tren seferi yapılmaktadır. Yıllardır İzmir-Ankara arası 16   saatte gidilirken karayolu ile bu iki büyük şehir arası 8 saatte kat   edilmektedir. Bunun yanında, temiz servisin yapılmadığı, gecikmelerin   bol olduğu bir tren ulaşımı turistlerce tercih edilmemektedir.

Lojistik - Etiketler
Raylı Ulaşım

Seo4Smf Tagleri: Raylı ulaşım