ADR: güvenli tehlikeli madde taşımanın altın kuralları

LojistikTR.Net - Lojistik Bilgi Kaynağı | Lojistik | Tedarik Zinciri | Incoterms | Nakliyat | Tez/ADR: güvenli tehlikeli madde taşımanın altın kuralları => ADR: güvenli tehlikeli madde taşımanın altın kuralları Günümüzde demiryolu, karayolu, deniz yolu ve boru   hatları ile taşınan ve tehlikeli olma

Gönderen Konu: ADR: güvenli tehlikeli madde taşımanın altın kuralları  (Okunma sayısı 912 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı LojistikTR

  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 785
  • :
  • Karma +12/-5
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
    • Lojistik Bilgi Portalı
  • Üniversite: Hayat Üniversitesi :)

ADR: güvenli tehlikeli madde taşımanın altın kuralları

Günümüzde demiryolu, karayolu, deniz yolu ve boru   hatları ile taşınan ve tehlikeli olma özelliği taşıyan maddeler   ülkelerarası ticarette önemli bir yer tutuyor. 
Çok zehirli, yüksek derecede parlayıcı, basınç   oluşturan ve yanıcı olarak nitelendirilen tehlikeli maddeler arasında   yer alan siyanür, organo-metalik bileşenler ve ağır derecede metaller   insan sağlığına ve çevreye zararlı  olduklarından bu maddelerin çok   düşük miktarlarının çevreye yayılması bile ciddi boyutlarda sorunlara   neden olabiliyor.
 
 Bununla birlikte, dünyada gelişmekte olan   endüstriyel üretimle beraber ham madde ve mamul madde taşımacılığı da   artış gösteriyor. Kentlerde ve endüstri alanlarında ortaya çıkan   atıkların yeniden değerlendirilmesi, imha edilmesi veya depolanmak üzere   taşınmaları da tehlikeli maddelerin taşınmasına yönelik bir mevzuatın   varlığını gerekli kılıyor.   
Bu gereklilikten hareketle Birleşmiş Milletler   Avrupa Ekonomik Komisyonu girişimi ile 30 Eylül 1957 tarihinde imzalanan   “Tehlikeli Maddelerin Karayolunda Uluslararası Taşınması ile ilgili   Avrupa Anlaşması (European Agreement Concerning the International   Carriage of Dangerous Goods by Road) olan "ADR” 29 Ocak 1968 yılında   yürürlüğe girdi. 
Yapılan bir dizi değişiklik sonucu Anlaşma’nın son hali Ocak 2009’da güncellenerek uygulamaya sokuldu. 
Tehlikeli maddeleri, insan sağlığı ve diğer canlı   varlıklar ile çevreye zarar vermeden güvenli ve düzenli bir şekilde   kamuya açık karayoluyla taşınmasını hedefleyen bu Anlaşma,  taşıma    sürecinde yer alan gönderenlerin, alıcıların, dolduranların,   yükleyenlerin, boşaltanların, ambalajlayanların, taşımacıların ve   tehlikeli maddeleri taşıyan her türlü aracın operatör veya sürücülerinin   sorumluluk, yükümlülük ve çalışma koşullarını belirliyor. 
Bir başka deyişle, ADR, taşımacılığın güvenli   yapılabilmesi için konulmuş standartlar zinciri gibi düşünülebilir. Bu   standartlara uygunluğun akredite olmuş kuruluşlar tarafından   belgelendirmesi gereği yine ADR kuralının bir parçası. Temel amacı   tehlikeli maddelerin güvenli bir şekilde naklinin sağlanması olan ADR   ile ayrıca tehlikeli yüklerin sınıflandırılması, şartların belirlenmesi,   güzergâhların ve park yerlerinin belli kriterlere uygun hale   getirilmesi de hedefleniyor. 
Şu anda Avrupa çapında Anlaşmaya taraf olan 44 ülke bulunuyor. 
Anlaşmanın içeriğini özetleyen en kilit nokta 2.   maddede gizli. Buna göre, Çok tehlikeli maddelerin dışında diğer   tehlikeli maddelerin karayolunda uluslararası taşınması şu koşullar   altında mümkün: 
-          Maddelerin paketlenmesi ve etiketlenmesine ilişkin anlaşmanın 1. bölümünde yer alan koşullar sağlandığı takdirde, 
-          Maddeleri taşıyan araçların yapımı, donanımı ve işleyişine ilişkin koşullar sağlandığı takdirde. 
Anlaşmanın A ve B ekleri 9 kısım halinde yeniden düzenlenmiş hali şu şekilde: 
Ek-A  
Bölüm 1- Genel Hükümler 
Bölüm 2- Sınıflandırma 
Bölüm 3- Tehlike Madde Listesi, sınırlı miktarda paketlenmiş tehlikeli maddelere ilişkin özel hükümler ve istisnalar 
Bölüm 4- Paketlerin, IBC'lerin,  Büyük Paketlerin, Tankların Kullanımı 
Bölüm 5- Sevkıyat prosedürleri 
Bölüm 6- Paketlerin, IBC'lerin, Büyük Paketlerin, Tankların yapımı ve testlerine yönelik şartlar 
Bölüm 7- Taşıma, Yükleme, Boşaltma ve Elleçleme koşullarına ilişkin hükümler 
EK- B 
Bölüm 8- Araç ekibi, teçhizatı, faaliyeti ve dokümantasyonuna yönelik zorunluluklar 
Bölüm 9- Araçların yapımı ve onayına ilişkin şartlar 
Uluslararası taşımalarda üye ülkeler arasında uyumun   sağlanması ve Avrupa Birliği içerisinde serbest ticaretin kesintisiz   işlemesi amacıyla ADR Anlaşması'nın A ve B Ekleri, AB tarafından da   benimsendi. Anlaşma, AB'ne üye ülkelerin toprakları üzerinde   gerçekleştirilen tehlikeli madde taşımalarının düzenlenmesinin temel   dayanağı olarak kabul ediliyor. 
Tehlikeli madde taşımacılığına üye ülke yasalarının   uyumlaştırılmasına yönelik olarak çıkarılan 21 Kasım 1994 tarih ve   94/55/ EC sayılı Konsey Direktifi, ADR Anlaşmasının, 1 Ocak 1997   tarihinden itibaren AB'ye üye ülkelerde uygulanmasını zorunlu kılıyor. 
Tehlikeli maddelerin taşınmasında taşımayı yapan   araçlar, bu araçları kullanan şoförlerin eğitimleri, ambalajlama ve   tehlikeli maddelerin taşımasını yapan firmaların ADR mevzuatına uygun   taşıma yapması gibi dikkat edilmesi gereken pek çok nokta var. Bu amaç   için oluşturulan standartlar ve kurallar şu şekilde inceleniyor: 
* Temel olarak 9 sınıfa ayrılmış taşınacak ürün özellikleri ve ürünlerin belirlenmesine ait test metodları,
   * Tehlikeli maddeler listesinde ürünlerin Birleşmiş Milletler numarası,   ürün ismi, tanımı, ürün sınıfı, ürün sınıf kodu, paketleme grubu, ürün   etiketi, paketleme talimat ve özel hükümleri, ADR tank kodu, özel   hükümler tehlike tanım numarası vb. bilgiler,
 * Paketleme ile ilgili hükümler,
 * Markalama, etiketleme, dokümantasyon vb. sevkiyata dair prosedürler,
 * Tanker imalat, ekipman, tip onayı, muayene ve kontrol ile ilgili gereklilikler,
 * Taşıma, dolum, boşaltım ve kullanma ile ilgili hükümler,
 * Taşıyıcının uyması gereken kurallar, ekipmanlar, operasyon ve ilgili belgeler,
 * Araç imalatı ve tip onayı ile ilgili gereklilikler. 
Türkiye’de ADR’ye uyum 
PETDER Genel Sekreteri Erol Metin’in açıklamasına göre,   Türkiye’de tehlikeli madde taşımacılığı yıl içerisinde 22 milyon ton   civarında ve bu taşımaların yaklaşık olarak yüzde 90’ı gibi ciddi bir   miktarı karayolu aracılığı ile gerçekleşiyor.   
Kamu sağlığı, emniyeti ve güvenliği açısından   oldukça büyük bir öneme sahip olan karayoluyla uluslar arası tehlikeli   madde taşımacılığına ilişkin mevzuat olan ADR Türkiye’de  Avrupa   Birliği’ne uyum sürecinde gündeme geldi. 
Henüz ADR Konvansiyonu’na taraf olmayan Türkiye ilk   aşamada Karayolları Ulaştırma Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan    "Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik” ile   tehlikeli maddelerin taşınmasına ilişkin kuralları belirledi. 
Türkiye'de bu yönetmelik ilk kez 31 Mart 2007   tarihinde 26479 sayılı Resmi Gazete'de "Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla   Taşınması Hakkında Yönetmelik" adıyla yayınlandı ve yürürlüğe giriş   tarihi 1 Ocak 2009 olarak belirlendi. Ardından söz konusu yönetmeliğin   devreye giriş tarihi 15 Haziran 2008 tarihli ve 26907 sayılı Resmi   Gazete'de yayınlanan karar ile 1 Ocak 2010'a ertelendi. Son olarak 10   Temmuz 2009 tarih ve 27284 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan karar ile   de yönetmeliğin yürürlüğe giriş tarihi 1 Ocak 2011'e netleşti. 
Yönetmelik sırasıyla aşağıdaki başlıklardan oluşuyor: 
1.  Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar 
2.  Taşıma Faaliyetlerine İlişkin Genel Kurallar   
3.  Tehlikeli Maddelerin Taşınmasında Özel Kurallar 
4.  Tehlikeli Madde Taşımacılığında İzlenecek Güzergahlar ve Park Yerleri 
5.  Denetim   
6.  Cezaların Uygulanmasına İlişkin Kurallar   
7.  Muafiyetler ve Özel İzinler 
8.  Yükümlülükler 
9.  Güvenlik Danışmanı, Eğitim ve Uygulamadan Sorumlu Kurumlar   
10.   Cezai Hükümler 
11.   Çeşitli ve Son Hükümler 
İlk olarak 2009’da yürürlüğe girmesi beklenen ama   son erteleme ile 2011’e kalan yönetmeliğin gecikmesi sektör   temsilcilerinin tepkisini çekerken; sektör mensupları yönetmelikten önce   ADR Konvansiyonu’na taraf olunması gerektiğine dikkat çekmişti. 
ADR Konvansiyonu’na taraf olmak ya da olmamak 
"ADR", taşımacılığın güvenli yapılabilmesi için   konulmuş standartlar zinciri. Bu standartlara uygunluğun akredite olmuş   kuruluşlar tarafından belgelendirilmesi gereği yine "ADR" kurallarının   bir parçası. Türkiye'de "ADR" regülasyonunun resmi olarak henüz   tanınmaması ve belgelendirme işleminin yapılamaması, tehlikeli madde   taşımacılığında kullanılacak treyler ve üst yapı üreten imalatçıların   araçlarını yurtdışı kaynaklı onay kuruluşlarına onaylatmasına sebebiyet   veriyor ve maliyetleri ciddi şekilde yükseltiyor. Ayrıca sertifikasyon   alınabilmesi için gerçekleştirilmesi gereken işlemler için imalatçılar   yüksek miktarda yatırımlar yapıyor ve halihazırda yatırımlarını da devam   ettiriyorlar. 
Türkiye’nin ADR Konvansiyonu’na taraf olmamasının   temel nedeni taraf olma kararıyla birlikte birçok taahhüdün altına   girecek olması. 
İş yükü – mali külfet 
Araçların üretiminin ve kullanımının denetlenmesi   sürecinin tasarlanması, denetlemeleri yürütecek devlet kurumunun   belirlenmesi ve kadroların oluşturulması,  cezaların belirlenmesi ve   tahsil edilmesi, gelirlerin aktarılacağı devlet kurumunun belirlenmesi,   ADR’ye uygun araçların karayollarında karşılaşacağı riskler ve ADR’li   araçlarınn mola noktalarının belirlenmesi ve revizyonu gibi birçok   detaylı kural gerek Türk bürokrasisinin iş yükü ve sorumluluğunu   artıracak, gerek büyük bir mali yük altına sokacak. 
Bu sebeple ADR Konvansiyonu’na taraf olmak bu yanıyla siyasi bir irade de gerektiriyor. 
Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Talat Aydın 8 Ekim tarihinde yaptığı bir açıklamayla Türkiye’nin   çok yakın bir tarihte ADR konvansiyonuna taraf olacağını ve bunun Resmi   Gazete’de kısa süre içinde yayınlanacağını duyurdu ve bu kuralların bir   anda uygulanmasının getireceği yükümlülüklere değindi.   
Hazırlıklarda eksiklik var 
ADR Konvansiyonu’na taraf olunması ile beraber   uygulamaya da geçileceğini vurgulayan Aydın yönetmeliğin yürürlüğe   gireceği tarihe kadar var olan eksiklerin tamamlanacağını belirtti.   “Hazırlıklarımızda eksiklikler var” diyen Talat Aydın, yönetmeliğin   devreye girmesinin ADR taşımacılarının yeni yatırımlar yapması demek   olduğunu söyledi. Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinin ertelenmesinin   firmalara bu yatırımları yapmaları için zaman kazandıracağını vurgulayan   Aydın şöyle konuştu: 
 “ Bu ekonomik krizde ADR’nin kurallarının   uygulanması demek, ADR taşımacılarının 5- 6 milyar dolar yeni yatırım   yapması demek. Bu öyle hadi düdük çaldık, herkes tehlikeli maddeleri   kurallarına uygun taşısın şeklinde olamaz. Bir süreç lazım. Bu süreçte   alt yapı gelişecek, depolar, taşıyıcılar, araçlar yönetmeliğe uygun hale   gelecek. Eğitimler verilecek, güvenlik danışmanları bulunacak. Bunların   hepsi de maliyet demek. Konvansiyona taraf olacağız, sonra hızla bu   eksikler tamamlanacak ve yönetmelik de yürürlüğe girecek.”   
Yönetmelik neden yürürlüğe giremiyor?  
Geçiş süreci 
ADR mevzuatının Türkiye’de uygulanmasıyla birlikte   50 bin adet  akaryakıt tankeri ADR şartlarına ve diğer Avrupa Normlarına   uygun hale gelecek. Bu yönetmeliğin, yılda ortalama 20 milyon ton   tehlikeli maddenin karayolu ile taşındığı Türkiye'de ADR'yi özendirme   adına büyük bir önem taşıdığı belirtiliyor. Kararın uygulamaya   girmesiyle birlikte araçların tanklarının ADR'ye uygun hale getirilmesi   zorunlu olacak.   
Ancak sektör temsilcileri uygulamanın belirli bir   geçiş sürecini gerektirdiğini, bu amaçla da ilgili tarafların bir araya   gelerek çözüme yönelik bir netlik oluşturmasının zorunlu olduğunu   belirtiyorlar. 
Yönetmenliğin uygulanmamasının nedenleri ayrıca aşağıdaki noktalarda toplanıyor: 
•          ADR eğitimlerinin hangi kurum tarafından verileceği, 
•          Araç ve sürücü sertifikasyonlarının kimin tarafından yapılacağı ve denetleneceği, 
•          Akreditasyon kurumunun neresi olacağı 
•          ADR mevzuatına uygun araçların transfer sırasında mola vereceği lokasyonlar, 
•          Bu lokasyonların ADR mevzuatına uygun hale getirilmesi vb. 
Bilgilendirme 
Yönetmeliğin oluşturulmasına rağmen yürürlüğe   girememesinin nedeni gerek ulusal gerekse de uluslararası taşımacılar ve   ilgili yan sektörlerin yeterince bilgi sahibi olamaması. Sektör   temsilcileri, birçok noktanın tam anlaşılamadığını ve bu sürecin iyi   yönetilemediğini söylüyorlar. 
Altyapı 
ADR Konvansiyonu'nun işverenlere (yükleyen,   depolayan, taşıyan, dolum yapan, paketleyen…) yönelik pek çok   yükümlülükleri bulunmakla birlikte, tehlikeli madde taşımalarına yönelik   olarak bir dizi tedbiri zorunlu kılacak: 
1- Tehlike Madde Güvenlik Danışmanı (DGSA) istihdamı gerekecek. 
2- Tehlikeli madde taşıyan aracın sertifikasyonu:   Aracın teknik spesifikasyonlarının uluslararası düzeyde kabul edilen   kriterlere uygunluğu gerekecek. 
3- Tehlike madde taşıyan aracın sürücüsünün sertifikasyonu: Sürücülerin tehlikeli 
madde taşıması ile ilgili uygun mesleki eğitim   tamamlamaları ve her üye ülkenin konuyla ilgili birimi veya yetkili   otoritesi tarafından verilen bir sertifika almaları gerekecek. 
Söz konusu hükümler, asıl işverenin yükümlülükleri   arasında yer aldığından uygulamaya yönelik altyapının oluşturulması ve   geliştirilmesi açısından gerekli girişim ve düzenlemelerin de bu   çerçevede ele alınarak kısa zamanda sonuçlanması gerekiyor. 
Yönetmeliğin yürürlüğe girmemesi haksız rekabet doğuruyor  
Bir dizi nedenle 2011 Ocak ayına kadar ertelenen ADR Yönetmeliği sektörde haksız rekabet koşullarının oluşmasına neden oldu. 
Kimi işletmeler yönetmeliğin ilk yayınlandığı   tarihten itibaren hazırlıklara başladılar. Üretim yapanlar, üretim   kombinasyonlarında değişikliklere gitti. Hizmet verenler, filolarını üç   misli daha pahalı olan ADR Konvansiyonu’na uygun araçlarla donattılar.   Bu işlemleri, yayınlanan tarih olan 2007’de yapanların araçları 2 yaşına   geldi. Mecburiyet olduğundan daha fazla finansman ayırmak zorunda   kaldılar.  2 yıldır da araçlarının bakım ile amortisman giderlerini   karşılıyorlar. 
Üreticiler ise, sistem ve altyapılarını ADR’ye göre yeniden düzenledi. 
Ancak maalesef sektördeki her üretici ve hizmet   veren aynı değişikliklere gitmedi. Daha az güvenli yaşlı araçlarla ucuz   taşıma yaparak haksız rekabetten karlar elde etti.   
Ertelemenin, süreci hem kullanıcı hem de üretici   açısından yerine getiren firmalara haksızlık anlamına geldiğini belirten   TIRSAN Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, “Üç misli yatırım   yapıyorsunuz, sonra aynı kulvarda denetim olmadığı için haksız rekabetle   karşı karşıya kalıyorsunuz” diye  konuştu.
 
 Problemin, mevzuat   konusunda net strateji belirleyememek olduğunu ifade eden Çetin   Nuhoğlu, mevzut yasaların herkese eşit uygulanmadığı sürece haksız   rekabetin devam edeceğini bildirdi. 
Yapılması gerekenler 
ADR’nin sağlıklı bir şekilde devreye alınması için   yapılması gerekenler konusunda herkes üzerine düşeni yapmalısı   gerekiyor. Üretici, nakliyeci, sürücü, denetimci, yetkili devlet   organları, sektör temsilcileri kısacası muhatap herkes sorumluluk ve   yükümlülüklerini bilmeli, henüz net olmayan konuların da hızla çözüme   kavuşması ve netleşmesi için çaba sarfedilmeli.   
Eksikliklerin bir an evvel tespiti ve bunların doğru   bir şekilde tamamlanması, buna paralel olarak da sektörün, yapılacak   tanıtım, eğitim, panel gibi faaliyetlerle bilgilendirilmesi ve   bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bilgilendirmeler sonucunda, tehlikeli   madde taşıyan ADR’siz araç sahiplerinin yeni uygulamaya yönelik olarak   araçlarını yenilemeleri doğrultusunda hazırlıklarını yapmaları, yeni   araç alacak firmaların ise bu gelişme doğrultusunda hareket etmeleri de   büyük önem taşıyor. 
Tasarım Onay ve Üretilen araçların kontrol süreçleri   için bağımsız ve tarafsız kurum ve kuruluşların hızlı bir şekilde   görevlendirilmesi gerekiyor. 
Tanker üreticileri arasındaki rekabetinin   korunabilmesi, üreticilerin üretim planlarına uyumunun ve verimlilik   artışının sağlanabilmesi ve daha az bürokrasi ile çalışmanın   sağlanabilmesi için denetim kurumlarının en kısa sürede belirlenerek   görevlendirilmesi ve bu denetçi kurum sayısının birden çok olması   sektörün yararına olacaktır. 
ADR Komisyonu kurulmalı 
Sektör temsilcileri, uygulamanın sağlıklı   yürütülebilmesi için Ulaştırma Bakanlığı ve ilgili birimlerle koordineli   çalışmanın şart olduğuna işaret ediyorlar. Bu çerçevede, bakanlığın   sektörün görüşlerine başvurmasının ve karar alma-uygulama süreçlerine   sektörün daha aktif katılımının sağlanmasının ve sektörün bu alandaki   deneyimlerden yararlanılmasının önemine dikkat çekiyorlar. 
Sektör temsilcileri ayrıca, Ulaştırma Bakanlığı   şemsiyesi altında tüm sektör temsilcilerinin ile ilgili kurum ve   kuruluşların (Sağlık, Çevre ve Orman, Sanayi ve Ticaret bakanlıkları,   TSE, Emniyet Genel Müdürlüğü vb.) katılımıyla bir "ADR Komisyonu"nun   kurulmasının yararlı olacağını dile getiriliyor. 
Yönetmelikte denetim görevli kurumlar: Bakanlığın   yetkili birimleri dışında, valiliklere bağlı kolluk kuvvetleri, Çevre ve   Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Eneji   ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Gümrük   Müsteşarlığı ilgili birimleri. 
Buna göre oluşturulacak Komisyon’da yukarıda belirtilen kurumlardan temsilcilerin bulunması büyük önem taşıyor. 
Sürücü Eğitimlerine önem verilmeli  
ADR kapsamında verilen eğitimler varolan kuralların   uygulanması adına büyük önem taşıyor. Bu eğitimlerin başında da   tehlikeli madde taşıyan araçların sürücülerinin eğitimi geliyor. 
Avrupa Birliği mevzuatında yer alan Tehlikeli Madde   Taşıyan Sürücülerin Mesleki Eğitimi Hakkındaki 21 Aralık 1989 Tarih ve   89/684/ECC Sayılı Konsey Direktifi, söz konusu Anlaşmanın şartlarının   yerine getirilmesi açısından, ulusal ya da uluslararası tehlikeli madde   taşıyan araçlarla, sürücülerin sertifikasyonuna ilişkin hükümleri   içeriyor. 
Bu çerçevede; aşağıda belirtilen nitelikte araçlarla   ulusal ya da uluslararası tehlikeli madde taşıyan sürücüler, tehlikeli   madde taşıması ile ilgili uygun mesleki eğitimi tamamlayarak, her üye   ülkenin konuyla ilgili birimi veya yetkili otoritesi tarafından verilen   bir sertifika almaları gerekiyor. 
Sürücü eğitimlerin esas amacı, tehlikeli madde   taşınması esnasında mevcut olan risklerin varlığından haberdar olmak ve   kaza olasılığını en aza indirgemek, kaza olması halinde de kendilerini   ve çevreyi koruyucu önlemleri almak ve etkileri sınırlamaktır. Mesleki   eğitim sertifikası almak için, adayların uzman otorite tarafından   onaylanmış sınavı geçmeleri gerekmektedir. Bu eğitim en az aşağıda   belirtilen konuları içermeli: 
a)        Tehlikeli maddelerin taşınması ile ilgili genel gereksinimler 
b)        Tehlike çeşitleri 
c)        Tehlikelere karşı uygun koruyucu ve emniyet tedbirleri 
d)        Bir kazadan/ olaydan sonra neler yapılmalı   (ilk yardım, yol güvenliği, koruyucu teçhizatların kullanımı, sürücünün   alması gereken önlemler ve hareket tarzı) 
e)        Tehlikeye göstermek için yapılan etiketleme, araçların işaretlendirilmesi 
f)        Tehlikeli madde taşıyan bir sürücünün yapması ve yapmaması gerekenler (sigara içme yasağı, hareket kontrolü…) 
g)        Tehlikeli maddelerin yüklenmesi ve   boşaltılması esnasında alınması gerekli önlemler (yükleme güvenliği ve   malzemeleri, birlikte yükleme yasaklarına uyulması…) 
Bu eğitimlerin Türkiye’de ADR Yönetmeliği uygulamaya   geçmeden öneminin fark edilmesi ve eğitimlerin yaygınlaştırılması için   faaliyetlerin koordinasyonu gerekiyor. 
ADR yönetmeliğindeki gecikme taşımacılık sektöründe düzeni geciktirdi 
Petrol Ofisi Tedarik Zinciri Yönetimi Direktörü Reha   Talu, ADR standartlarında operasyonun Petrol Ofisi’ne bir rekabet   avantajı sağladığını, ancak yönetmeliğin ve uygulamanın ertelenmesi ile   taşımacılık sektöründe bir düzenin oluşmasını geciktiğini bildirdi. Şu   an karayollarında eğitimli sürücülerin kullandığı güvenli araçların   yanısıra düşük kalite ve standartlardaki araçların da hala çalışmaya   devam ettiğini belirten Talu bu durumun taşımacılık maliyetini ve   dolayısıyla rekabeti etkilediği gibi ADR standartlarının yaratacağı   katma değeri de düşürdüğünün altını çizdi. 
“Her ne kadar sistemin bir kısmında uygulamalar   standart hale getirilmiş olsa dahi standart olmayan kısım ADR’nin   getireceği güvenliği düşürmektedir” diyen Talu “ADR yalnızca bir araç   standartı olarak değil araç, sürücü ve operasyonun tamamını kapsayan bir   süreç olarak değerlendirildiğinde taşımacılık sektöründe toplam   kaliteye ulaşılabilecektir. Tüm bunlar gerçekleştiğinde ülkemizde de   kaza sayılarında, can ve mal kayıplarında ve çevreye verilen zararlarda   önemli oranda düşüş gerçekleşecektir” dedi. 
Sonuç: 
Tehlikeli maddeleri, insan sağlığı ve diğer canlı   varlıklar ile çevreye zarar vermeden güvenli ve düzenli bir şekilde   kamuya açık karayoluyla taşınmasını sağlayan ADR anlaşılıyor ki yalnızca   araçların üretimi, bakımına ilişkin standardizasyonları değil, aynı   zaman kullanıcıları ve onlarla seyahat eden diğer kişilerin de   bilgilendirilmesini ve eğitimini gerekli kılıyor. 
Türkiye henüz ADR’ye taraf olmasa da , 1 Ocak 2011   yılından bu yana oluşturduğu "Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması   Hakkında Yönetmelik"i yürürlüğe koyması bekleniyor. Daha önce 2 kez   ertelenerek 2011’de uygulamaya geçmesi beklenen yönetmelik şimdiden   önemli tartışmalara neden oldu. 
Kimi işletmelerin ADR mevzuatına uyumu önceden   başlatmış olması sebebiyle sektöre haksız rekabetin oluşmasına dikkat   çekilirken, 2011 yılına kadar da gerekli altyapı çalışmalarının   gerçekleşmesine de gerçekçi bakılmıyor. 
ADR mevzuatı Türkiye’de uygulanmaya başlamadığı   sürece karayollarında bugüne kadar yapılan denetimsiz ve uygun olmayan   araçlarla tehlikeli madde taşımacılığı devam edecek. 
Anlaşmanın kabul edilmesi ise, Türkiye'nin Avrupa   Birliği ve uluslararası kuruluşlar ile bütünleşmesine katkı sağlayacak.   Türkiye'nin ADR Anlaşması'na taraf olmasıyla birlikte hem uluslararası   taşımalarda hem de yurt içi taşımalarında tehlikeli madde taşıması   uluslararası standartlarda ve çok daha güvenli yapılacak . 
Kaynakça   
Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik 
http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2007/03/20070331-5.ht
TC Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Ulaştırma Genel Müdürlüğü 
www.kugm.gov.tr   
Uluslar arası Naklieyciler Derneği 
www.und.org.tr 
Uluslar arası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği 
http://www.utikad.org.tr/ 
Ro-ro Gemi İşletmecileri ve Kombine Taşımacılar Derneği 
www.roder.org.tr 
LojistikTR'in Imzasi
www.youcep.com | we love Youcep

www.lojistiktr.net | Lojistics Life

Çevrimdışı yalçın poşpoş

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 1
  • :
  • Karma +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Lojistik
    • Profili Görüntüle
  • Üniversite: kara harp okulu
Ynt: ADR: güvenli tehlikeli madde taşımanın altın kuralları
« Yanıtla #1 : 17 Haziran 2011, 16:02:29 »
konuyu olduğu gibi alıntı yaparak mesaj yazmak yasaktır.
« Son Düzenleme: 17 Haziran 2011, 20:30:06 Gönderen: Volkan Alpay »


GoogleTagged